Sufi Ne Demek? Sufi Nedir? Sofi Ne Demek?


1
3 Paylaşım, 1 Beğeni

Mürid ne demek?

Mürid hak yoluna giren ve mürşit elinde terbiye gören kimse demektir.

Mürid nedir kimin için kullanılır?

Manevi terbiye yoluna giren kimselere tasavvufta sâlik, mürid, sufi, derviş, gibi isimler verilir. Bu isimler genelde her mürid için kullanılır.

Sufi ne demek?

Sufi, mürşid, şeyh gibi isimleri manevi terbiyesini bitirmiş rehber insanlar hakkında kullanılmalıdır.

Sufi kimdir? Her müride sufi denir mi?

Her müride sufi denmez. Çünkü tasavvuf yoluna giren herkes için, yukarıda anlatılan yüksek ahlaki özellikleri bulmak mümkün değil. Bulunması da kolay değildir. Bunun elde edilmesi için, Cenab-ı Hakk’ın özel desteği yanında, büyük bir gayret gerekmektedir.

Sufi Tasavvuf yolunda kimlerin ismidir?

Kur’an- Hakim’de “mukarrabûn, muttaki, muhsin, muhlis, veli, ebrar, salih” gibi sıfatlarla anlatılan kamil müminlere tasavvufta kısaca “sufi” ismi verilmiştir.

Sufi Mutassavvıf Mübtedi Kelime Anlamı

Arifler, maneviyat yolcularını genel olarak üç gruba ayırır ve üç ayrı isimle tarif ederler:

  1. Sûfi,
  2. Mutasavvıf,
  3. Mübtedî-müteşebbih.1

Sufi nedir? Sofi ne demek?

Takva sahibi olabilmek (muttaki) ve Allahu Teala’yı tanımak (Marifetullah) için tasavvuf yoluna girenlere halk “sûfi” veya yaygın kullanımıyla “sofi” derler. Ancak bu isimlendirme mecazidir, hakiki manasında değildir.

Hakiki manada sufi ne demektir?

Çünkü yukarıda da değindiğimiz gibi esasen “sûfi” ismi, terbiye işinin başında olanlara değil, sonunda olanlara ve Kur’an-ı Hakim’deki ifadesiyle “muttaki” sıfatını alan kamil müslümanlara verilen bir isimdir.

Arifler, aldıkları terbiye derecesine göre sufiler kimdir, mutasavvıf kimlerdir şöyle tanıtırlar:2

“Allah için tövbe edip sevgi ve iradesiyle ariflerin yoluna giren, gücü yettiği kadar onların tavsiyelerini yapmaya çalışan, fakat henüz kendilerinin güzel sifat ve ahlakına sahip olamayan kimseye, mutasavvıf denir.

Mutasavvıf Birine Sufi Denir Mi?

Yukarıda anlattığımıza göre mutasavvıf olan birisine sufi denmez.

Gerçek manasıyla sufi anlamı ve sofi nedir?

Gerçek manasıyla sufi, ilâhi huzurda kabul görmüş velilerin haline sahip olan velilere verilen bir isimdir.

Anlattığımız sufi hayat ve mutasavvıf ne demek konusu dışında, zahiren onlara benzeyip hal ve hareketlerinde onlar gibi olamayan kimseye, onlara sadece benzemeye çalışan (müteşebbih) veya sûfinin yolu yeni başlamış ise (mübtedî mürid) denir.”3

Zahiren de olsa, sufilere benzemeye çalışan (mübtedi-mürid), velilerin yoluna ve onların halinin güzelliğine inanıp kendi isteği ile Allah dostları gibi olmak istiyor demektir.

Ancak kalbinin katı, nefsinin azgin, nasibinin az olmasından ve gücü yetmediğinden dolayı velilerin ulaştığı güzelliklere ulaşamamıştır. Buna rağmen o, içindeki iman ve Allah sevgisi sayesinde sevdiği Allah dostlarının arasına katılacak ve onların topluluğu arasında kabul edilecektir.

Zira bu haliyle o kimse:

“Kim bir kavme benzerse, o da onlardan sayılır.”4

Hadis-i şerifinin müjdesine muhatap olmuş oluyor.

Samimi sevgi insanı sevdikleri ile buluşturur. Böylece gücü yetmese bile bu tür insanlar, velilerle eşit derece ve benzer sıfatta olmadıkları halde; sırf güzel niyeti, samimiyeti ve binlerce insan grupları içinden Allah’ın dostlarını tercih etmesi yüzünden nice güzelliklere, bereketlere, iyiliklere kavuşur.

Tasavvufi Kavramlar: Sufi ve Mutasavvıf Ne Demek

Üzerinde durduğumuz bu isim ve ünvanlar, insanların yaşadığı bölgelere ve sahip oldukları kültüre göre de değişebilir. Gerçi bunun bir zararı yoktur; ama şurası önemlidir:

Yeryüzünde insanlar arasında yayılan isimler değil, Allah katında ve melekler arasında, göklerde anılan güzel sıfatlar önemlidir.

Bu yüzden olsa gerek bazı tasavvuf büyükleri, bu yolun mürşitlerine mutasavvıf ismini vermişler, sufi yerine mutasavvıf kelimesini de kullanmışlardır.

Yeryüzünde dış görünüşleri itibariyle fakir, garip, kıymetsiz gibi gözüken öyle Allah dostları vardır ki, kimse onlara itibar etmez. Sözlerini dikkate almaz, selam bile vermez.

Fakat onlarda öyle bir gönül dünyası ve edep hali vardır ki, Allah katında bu zatların sözleri dinlenir, duaları kabul edilir, istekleri gözetilir. Melekler bile onları ziyarete gelir, selam verir, kendilerine hürmet gösterir.

Sufilerin gizli hazinesi vardır. Bu sebeple her insan gizli bir hazine gibi görülmeli, kılık kıyafete asla aldanmamalı. Hiç kıymet verilmeyen bir insanın Allah dostlarından birisi olabileceğini düşünerek, herkese karşı edepli davranmalı, tevazu göstermelidir.

Bu tür davranışların (edep) kime ne zararı olabilir?!..

Sufinin Hayat Rehberi

Allah dostları hayvanlara karşı bile merhametli ve edepli davranmışlardır. Çünkü bütün yaratılmışlar Yüce Mevla’nın bir eseridir. ‘Yaratılmışı Yaratandan ötürü sevmek’ Yunus Emre Hazretlerinin gösterdiği gibi büyük bir şereftir. Kibir ve edepsizlik ile rahat etmiş, şeref bulmuş hiç kimse yoktur.

Sufinin Dünyası: Sufi Olmak Nasıl Bir Şeydir?

Arifler sufiyi güzel ahlaklarına göre tarif etmişledir. Bunların sayısı binlere ulaşmaktadır. Biz bu tariflerinden bir kaçını sufi şiirler halinde takdim ediyoruz:

Sufi denir, özü temiz, kalbi safi olana; Hû deyip Hak ile benliğini bulana.

Sufi, ariftir, işi hakkı tariftir, Mevla’yı zikrettirir kendisine bakana.

Sufi, edeple süslü, sevgiyle yüklüdür, Kibretmez, tevazu gösterir hep kullara.

Sufi, halkı ölü sayar, daimâ Hakk’a bakar, Fâni görür de, gönül vermez dünyaya.

Sufi, yağmur gibi rahmet olur aleme, İhsani umumidir dostuna düşmanına.

Sufi, her şeyini Hakk’a feda eder; Düşünse ancak hayır gelir aklına.

Sufi, asla ben demez, nefse yol vermez, Her an muhtaç olduğunu bilir Yüce Mevla’ya

Sufi, halini halka şikayetten haya eder, Derdini Rabbine açar, teslim olur kazaya.

Sufi, yeryüzünde ilâhi bir delildir, Her haliyle şahittir Allah’ın varlığına.

Sufi, Peygamber aşığı, Allah dostudur; Sen de dost olursun, girersen halkasına.

Sufi ne demek ve sufi nedir nasıl olunur gibi sorulara bu şiir kafidir. Bu şiir baştan aşağıya sufi hayat nasıl olmalıdır şeklinde sufi hayat rehberi niteliğindedir.

Sufi Ne Demek: İman ve Sevgi Demek

Allah yolunda en büyük sermaye iman ve sevgidir. Bir şeye inanmayan onu sevemez; sevemeyen, sevdiğine hizmet edemez. Sufinin yolu sevgiyle başlar, sabırla devam eder. Hak yolunda sabırsız yol alınmaz. Usulüne uygun gidilmezse, hedefe ulaşılamaz.

Sufi Nedir: Sufi Zikir Ehlidir

Velileri seven, sevginin yüceliğine (keramet) ulaşır. Allah dostlarıyla aynı yolda, aynı halde ve aynı mecliste bulunmaya sabreden bir kimse, Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şu müjdesine erişir:

Zikir halkasına uğrayan ve zikredenleri göğe kadar sarıp kuşatan melekler, ilâh i huzura çıktığında Allahu Teâlâ -her şeyi en iyi bildiği halde- onlara zikir ehlinin halini ve niyetlerini sorar. Onlar da meclislerine katıldıkları zikir ehlinin sırf ilâhi rıza ve cemâlullah aşkıyla zikir yaptıklarını beyan ederler.”5

O zaman Allahu Teâlâ:

“Sizleri şahit tutarak söylüyorum: Muhakkak ben onları affettim” buyurur. Bunun üzerine içlerinden bir melek:

“Ya Rabbi! Onların içinde bir kimse var ki onlar gibi zikir ehli değildir. Aralarına zikretmek için değil, bir ihtiyacı için katılmıştı” deyince Allah’u Teâlâ:

“Onlar öyle bir topluluktur ki onlarla oturan şakî (rahmetten mahrum) olmaz.”6 buyurur.

Allah dostlarının şu güzelliğine bakın!” İşte gerçek sufiler etrafına ışık saçan bir kaynak gibidir.

Bir işi için de olsa, onlarla oturan ve kendileriyle aynı mecliste bulunmaya sabreden kimse, nasıl onların üzerine inen ilâhi rahmetten nasibini alıyor, günahından temizleniyor! Sufi ne demek diyorduk ya işte sufilik buna denir!…

Bir de iş niyetiyle değil, sırf Allah rızası için onların meclisine katılan kimseye verilecek ilâhi nasibi ve rahmeti düşünelim. Hadiste vaat edilen bu rahmete ulaşmak için, bu tür meclislerin ve o meclistekilerin münkiri olmamak ve oraya nifak içinde adım atmamak gerekir.

Ayrıca ilim ve zikir meclislerine iyi niyetle gitmek, kendisini ilahi rahmete muhtaç bilmek, kalbi açmak, gönülden yalvarmak lazımdır. Bir kimse, iman, sevgi ve edeple Allah dostlarının meclislerine girer ve gücü yettiği kadar üzerine düşeni yaparsa, gücünün yetmediği şeylerde mazur görülür ve -inşaallah- şu hadisteki müjdeye ulaşır:

Ebu Zer el-Gifârî (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v)’e:

“Ya Rasulallah! Bir topluluğu sevdiği halde, onlar gibi amel etmeye güç yetiremeyen kimse hakkında ne buyurursunuz?” diye sordum, Efendimiz (s.a.v):

“Ey Ebu Zer! Sen sevdiklerinle beraber olacaksın” buyurdu. Ben de:

“Şüphesiz ben Allah ve Rasulünü seviyorum” dedim. Efendimiz (s.a.v):

“Muhakkak ki sen, sevdiklerinle berabersin.” buyurdu.

Ubade b. Sabit şöyle diyor: Ebu Zer bu tür sorular sormaya devam ettikçe Efendimiz (s.a.v) aynı cevapları veriyordu.7

Imam Sühreverdî (k.s.) sufi ne demek konusu hakkında şöyle der:

Sufinin yolunun ilk basamağı iman, ikincisi ilim, üçüncüsü de amel ederek iman ve ilmin zevkine ulaşmaktır. İşe taklit yoluyla başlayan kimse (Müteşebbih), bu manada iman sahibidir. İman ise sufinin yolunun temel esaslarından biridir.

Buna işaret eden Cüneyd el-Bağdâdî (rah.) sufinin yolu hakkında şöyle diyor:

“İman, bizim yolumuzda velâyetin ta kendisidir.”8

Sufi Ne Demek: Allah Dostları Sevmek Demek

Sofi ne demek sorusunun cevabını temelden verecek olursak: Sufiliğin temeli sevgi ve imandır, her şey bunlara bağlı olarak gerçekleşir. Nakşibendî yolunun önderlerinden İmam Rabbanî (k.s), bu sevginin kıymetini şöyle ifade eder:

“Allah dostlarını sevmek, Allah’ın en büyük nimetlerinden birisi sayılmalıdır. Cenab-ı Hak’tan istenen, bu muhabbette istikamet üzere olmaktır. Bu büyüklere bağlılık sebebiyle meydana gelen az bir şey de olsa bu, çok kabul edilmelidir. Zira o, gerçekte az değildir.”9

Elbette bu imanın ve sevginin gereği olarak, velilerin yolunda gayret, sabır ve seyri sulûk gerekir.

Bu işin bir de sırf lafta ve gösterişte kalan kısmı vardır ki bu, kuru bir davadan ibarettir. Sufilerin hâlini ve tasavvufun edeplerini elde etmeye çalışmadan, bu yoldaki gerekli ilk adımları atmadan, sırf dış suret ve kıyafette onlara benzeyen kişi, sufi ne demek hususunda gerçek anlamda benzemiş olamaz.

Ama o bu haliyle sufilere değil, daha işin başındaki müteşebbihlere benzemiş olabilir. Onun bu cemaata nispeti sadece elbise ve dış görüntüsü iledir. Halbuki sufinin yolu üzerinde önce edep, sonra elbise gelir.

Ariflerden Ahmed b. er-Rufâî (rah.), ibadet ve edebi unutup sırf dış şekillerle meşgul olanları şöyle uyarır:

“Güzel ahlaka ulaşmadan, terbiye ve tezkiye işini bitirmeden sufilere ait elbise giymek, mürit için uygun değildir. Peygamber ve velilerin ahlakıyla ahlaklanmadan, onların elbisesini giymek onlarla alay etmek gibidir.”10

Bununla birlikte bu tür bir benzeme, eğer gizlice bu yolu karalamak için yapılmıyorsa, o kimseye yine de faydası olur. Böyle birisi en azından evliya münkiri olmaz. Hak dostlarına hor bakmaz, zikir yapanları alaya almaz. Bu da onun tövbesine ve terbiye yoluna girmesine vesile olabilir.

Hak aşıkları güzel hallerini gizlerler. Kendilerini tanıtacak özel bir kiyafet ve alamet kullanmazlar. Normal halk gibi giyer, halk gibi yer-içerler. Fakat onlar, halkın içinde Cenab-ı Hak ile beraber olmayı tercih ederler. Güzel ahlaka önem verirler. Çünkü onlar sufi ne demek anlayışını kavramışlar ve öğrendiklerini hayatlarında tatbik ediyorlar. İnşallah bizlerde onlar gibi sofi ne demek anlayışını kavrayanlardan oluruz.

Sofi Ne Demek: Güzel Ahlaklı Olan Demek

Gerçek sufiler gönüllerini kin, haset, gösteriş, dünya hırsı, gaflet, ihanet, haram şeylere muhabbet gibi kötü ahlaklardan temizleyip zikir ve fikir ile huzura ererler Halkın gece gündüz dert ettiği basit şeylere rağbet etmezler. Genelde insanların korktuğu fakirlik, hastalık, yalnızlık ve ihtiyarlık gibi şeyler, onları fazla korkutmaz ve etkilemez.

Çünkü onlar alemlerin sahibi Yüce Mevla’yı iyi tanımış ve O’na tam anlamıyla teslim olmuşlardır.

Böylesine sufi ne demek sorusunun cevabına uyan bir mümin kadın veya erkeğe, insanların veli veya deli demesi önemli değildir.

Asıl hüküm Yüce Allah’ın verdiğidir.

O bir kulunu severse, bütün alem ona düşman olsa ne olur?!..

Onun sevmediği bir kimseye bütün alem dost olsa, o kişi bu dostluktan ne fayda görür?!..

Sonu ölümlü bu dünyada Yüce Yaratıcımıza teslim olmaktan başka, emniyet ve saadetimiz yoktur. İşte gerçek sufi nedir konumuz bu düşünceye sahip olup bu hususta hareket etmekten geçer.

SUFİLİK SADECE KİTAP OKUMAKLA OLMAZ

Sofi nasıl olunur sorusuna net cevap: sufilik sadece kitap okumakla olmaz.

Hayatın hangi alanında ve mesleğinde olursa olsun, bir işin ehline gitmeden ve ondan alınacak bilgiyi onun nezaretinde tecrübe edip uygulamayan o mesleğin ehli olamaz.

Fırıncıya eczacının işi sorulamayacağı gibi; terziye de tıpla ilgili bir meseleyi sormak, boşuna yorulmak ve gülünç duruma düşmekten başka bir şey değildir.

Ayrıca ehlinin nezaretinde tahsil ve tatbikatını yapmadan, hiç kimse okuduğu tıp kitapları ile uzman doktor olamaz.

Böyle bir kimse ciddi bir hastalığa ne doğru teşhis koyabilir, ne de güzel tedavi yapabilir. Tedavi yapmak istese ya hastayı kötürüm bırakır veya öldürür. Bu durum bütün meslekler için geçerlidir.

Dünya işlerinde hal böyleyken âhiret işlerinde de durum bundan farklı değildir. Gerçekten mürşit olmayanı mürşit zannedip elinden tutan kimse, şeytanın oyuncağı olur, dinimi koruyayım derken imanını kaybeder.

Şu halde gerçekten sufi olmak isteyen ve sufi ne demek sorusunun cevabında verilen sıfatlara uymak isteyen kimse, bu işi yolun ehline sormalı, sufiliği okulundan, üstadından öğrenmeli.

Eğer bir kimse sufinin yolu içerisine görüntü ile değil, gerçekten gönlü ile girmek istiyorsa, mutlaka bu yolun üstadı olan kamil bir mürşidin terbiyesine girmeli.

Kitaptan Öğrenme İle Ehlinden Öğrenme Arasındaki Fark

  • Kitap hakikati sadece tarif eder; ama mürşid gerçeği yaşatır.
  • Kitap akla hitap eder, mürşid kalbe ve gönle girer.
  • Kitap hüküm verir, mürşit terbiye verir.
  • Kitap şöyle yapmalısın’ der, mürșid o şeyi yaptırır.
  • Mürşit, kitabın hükümlerini müridinin üzerinde uygular.

Tasavvuf kalbi gafletten uyandırmak, nefsi manevi kirlerden arındırmaktır. Nefis terbiyesi sırf tarifle değil, ilahî tasarrufla olur.

Bu tasarruf, kamil mürşide verilen ilahi bir nurdur. Tasarrufla, gafil kalpler uyanır, içine ilahi sevgi akıtılır, muhabbet aşısı yapılır. Bu muhabbetle kalp yumuşar, tövbeye sarılır, kusurlarına ağlar, ibadeti sever, hayra koşar.

Sufi Nedir: Sufi Mürşidinden İstifade Edendir

Sufi ne demek sorusunun bir cevabı da şöyledir: Sufi mürşidini örnek alan ve ondan istifade edendir.

Kamil mürşit, sadık müridin kalbini Allah’a bağlar. Onu nazarları altına alır, nefis ve şeytanın kalbe giriş yollarını bilir, ona göre müride ilaç verir.

Onu dua ile destekler, kalbini sevgiyle besler. Ona hatasını gösterir, eksiklerini tamamlatır.

Mürşit, müridinin önünde örnek olur, onun yolunu açar.

Uzun ve tehlikesi çok olan bir yolu, elindeki yol haritası ile giden mi emniyet içinde aşar ve hedefe ulaşır, yoksa o yolları çok iyi bilen bir rehberle giden mi?!.. İşte tasavvuf bu yüzden gereklidir. Gerçek sufi olanlar, sufi nedir ve sufi ne demek adlı yazımızda anlatıldığı gibi yaşayanlar Allah’a dost olanlardır.

Yazımız inşallah faydalı olmuştur. Her türlü yorumunuzu aşağıdan paylaşabilirsiniz. Unutmayın gerçek sufi sohbetlere katılır ve sohbet eder. Bu hususta bizde sizle sohbet etmek istiyoruz. Bize aşağıdaki yorum bölümünden düşüncelerinizi yazabilirsiniz.

Tasavvuf hakkında dev rehber hazırladık. Bu dev rehberde Tasavvuf ile alakalı sitemizde bulunan her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. Herkesin okuması dileğiyle…

Hayırla kalın… Rabbime Emanet olun…

Kaynakça | Bibliyografya

  1. Hucvirî, Keşful-Mahcûb,
  2. Sühreverdi, Gerçek Tasavvuf, 16.
  3. Sühreverdi, aynı eser, 16.
  4. Ebû Dâvud, Libas, 4; Ahmed Müsned, II, 50.
  5. Buraya kadar hadis özet olarak verildi. Aslında metin daha uzundur.
  6. Buhâri, Deavât, 67; Müslim, Zikr, 35. (Benzer rivâyet)
  7. Buhâri, Edeb, 95; Dârimî, Rikak, 71.
  8. Sühreverdî, Gerçek Tasavvuf, 82
  9. İmam Rabbânî, Mektûbật, 142. Mektup.
  10. Şa’räni, el-Envâru’l-Kudsiyye, I, 132-133.

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

1
3 Paylaşım, 1 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

+ +
2
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
1
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir