Bu yazı en son şu tarihte güncellendi

İmam Kastallânî bu konuda şu bilgileri verir: Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) silah dolabında yedi tane zırhı vardı:
1. Zâtü’l- fudûl: Bedir’e giderken Sa’d b. Ubâde hediye etmiştir.
2. Zâtü’l-vişâh.
3. Zâtü’l-havâş: Hz. Davud’un [aleyhisselâm] Câlût ile savaşında giydiği zırh olup elden ele geçerek Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi vesellem) geldiği rivayet edilmiştir.
4. Sa’diye.
5. Fidda
6. Tibrâ.
7. Harnuk.

Zübeyr b. Avvâm (radıyallahu anh) anlatıyor: “Uhud Savaşı gününde Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) üzerinde iki zırh vardı. Bulunduğu yerden hareket ederek büyük bir kayanın üzerine çıkıp, ayakta durmak istedi, fakat o kayanın üzerine çıkamadı. Talha yere doğru eğildi Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) mübarek ayaklarını onun sırtına basarak çıktı. İşte tam bu sırada Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem), “Talha’ya vâcip oldu” dediğini işittim.

Yani o gün Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) Talha’yı (radıyallahu anh] cennetle müjdeledi, çünkü Talha Peygamberimiz’i (sallallahu aleyhi vesellem) korumak için üzerine kapandı, seksen kadar yara aldı, bir elini kaybettiği için çolak kaldı.

Mirek bu iki zırhtan birinin zâtülfudûl, diğerinin fidda adlı zırh olduğunu ileri sürmüştür.

Sâib b. Yezîd [radıyallahu anh], “Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem] Uhud Savaşı’nda üst üste iki zırh giymişti” dedi. En içe ilk giyilene bitâne, onun üzerine bezden bir gömlek, en üste giyilen zırha da zihâra denilir. Allah (celle celaluhu) en iyisini bilendir.

🔥26 Defa Okundu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir