Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mescitde ve sofrada nasıl otururdu? Oturma adabı nasıldır?

Kayle bint Mahreme (radıyallahu anhâ), Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) mescidde, dizlerini dikip, uyluklarını karnına yapıştırıp ellerini inciklerinin üzerine bağlayarak oturduğunu gördü. Kayle (radiyallahu anha) şöyle diyor: Ben Peygamberimiz’i (sallallahu aleyhi veseliemi) alçak gönüllü olarak oturduğunu görünce, heybetinden korkup titredim.

Kayle der ki: Ben onun arka tarafında idim, huzurundakilerden biri, “Ey Allah’ın elçisi! Bu miskineye titreme geldi” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem] beni görmediği halde, “Ey miskine, sekinetli ve oturaklı ol, çekinme!” dedi. Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) ilk gören kimseye heybetli görünür, onunla biraz görüşüp tanışan ise ona muhabbet duyardı.

Abdullah b. Zeyd’in rivayet ettiğine göre; o, Hz. Peygamber’i (sallallahu aleyhi vesellem)’i mescidde arkası üzerine yatıp bir ayağını bir ayağının üzerine koyduğunu görmüştür.

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) mescidde arkası üzerine yatip dizinin birini dikip bir ayağını o diktiği dizin üzerine atmayı yasakladi. Fakat sırtüstü yatıp ayaklarını uzatarak birbirinin üzerine koymayı serbest bıraktı.

Abdullah b. Zeyd’in bu hadis-i şerifi nakletmekteki amacı, mescidde bu yapılan hareketin câiz olduğunu insanlara göstermektir. Çünkü bu şekilde yatarken avret yerlerinin açılması söz konusu değildir.

Ebû Said el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem] mescidde oturduğu zaman iki elini inciği (baldır) üzerine bağlardı; Allah’ın salavatı o Resûl-i Ekrem’in (sallallahu aleyhi vesellem) üzerine olsun.
. Ancak Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) cuma günü hutbe okunurken, böyle oturmayı uyku gelip hutbeyi dinleyememe, abdestin bozulma korkusu gibi dolayı yasaklamıştı. Allah’ın salat ve selâmı ona olsun.

Ebu Davud, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) sabah namazını kıldığı yerde bağdaş kurup gün doğuncaya kadar oturduğunu rivayet etmiştir. O, böylece çok kez diz üstüne, bazan yukarıda söylendiği gibi dizlerini dikerek veya yine yukanrda belirtildiği gibi ayaklarını uzatıp sirtüstü yatmanın, şartlarına uyarak caiz olduğunu göstermiş oluyor.

Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) sürekli bir çeşit oturma bazan sağına yastık koyarak dayanırdı. Yemek sırasında bir yere dayanmayı yasaklar, “Ben dayanarak bir şey yemem. O, cahillik, kibirlik alametidir” buyururlardı. Soluna bir şey koyup dayandığı İshak b Mansûr’dan (radıyallahu anh] rivayet olunmuştur. Dayanarak yemek yemek ise dört çeşittir:
1. Bir yanı üzerine,
2. Elini yere koyarak onun üstüne,
3. Bağdaş kurup döşeğe yaslanarak,
4. Arkasına yastık koyup ona dayanmak sûretiyle.
Bunların dördü de yasaktır. Hastalık gibi herhangi bir özrü varsa herhangi bir mahzuru yoktur.

Câbir b. Semüre (radiyallahu anh] rivayet ediyor: Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) soluna yastık koyup dayandığını gördüm.

Allahu Teala (c.c.) en iyisini bilendir.

Youtube üzerinden yukarıdaki verilen videoya yorum yazarak dini sorularınızı sorabilirsiniz. Kanala abone olarak cevaplarınızı takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir