Peygamber Efendimiz (s.a.v.) günde kaç öğün,ne ve nasıl yerdi?


0

Hz. işe (radıyallahu anhâ] anlatıyor: Allah’ın elçisinin evindekiler o ahirete göçünceye kadar arka arkaya iki gün doya doya arpa ekmeği yemedi.

İmam Buhârî dedi ki: Peygamberimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) ev halkı (Ehl-i beyt’i), bir günde iki kere yemek yemedi, bir öğünde yemek yerse diğerinde hurma yerdi.

İbn Hacer dedi ki: Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi vesellem) uyanlar ahiret işlerine de vakit kalsın diye bir günde iki kere yemek yemezler, gerekirse yemeğin birini hurma ile geçiştirirlerdi; yoksa bulunmadığı için değil.

İnsan yeme ve içmede zor, külfetli, zevkli işlere kalkmamalı, gereği kadar, basit şeyler yiyip içmelidir.

Müslim, Hz. işe’nin (radıyallahu anhâ], “Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) ahirete göçtüğü güne kadar iki kere karınlarını doyurmadi, hurmadan doymuşsa arpa ekmeğine doymadı, arpa ekmeğinden doymuşsa hurmadan doymadı” buyurduğunu rivayet etmiştir.Ümmet de nefsini terbiye edip az yiyerek ilim ve ibadetle kemale ermeye çalışmaldır.

Az yemek sağlığı korur, çok yemek nefsi azdırır,, birçok hastalıklara sebep olur. Bunun icin Allah’ın resulu
az yiyip içmeyi ashabına, ümmetine öğretmeye çalışmıstır.

Süleym b. Amir’den rivayet edilmistir: Ebu Umame
Peygamberimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) Ehl-i beytinin sofrasında arpa ekmeği artmazdı” dedi.

Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi veselem) sofrasında ihtiyaçtan fazla arpa ekmeği olmazdı.

Bazı kimseler, “Arpa ekmeğinden artık kalmaz” ifadesinden, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ve aile efradının arpa ekmeğinden doyuncaya kadar yemediklerinin anlaşılması gerektiğini söylemişlerdir.

Bu konuda Mirek Şah şöyle der. Ehl-i beyt’in sofralannda yiyecekleri dışında herhangi bir şey kalmazdı. Insan Allah’ın verdiği nimetlerden ihtiyacı kadarını yiyip içtikten ve bir kısmını da ihtiyacı olanlara verdikten sonra tevekkül sahibi olmalıdır. Allah (celle celâluhül) can verdiği kuluna ekmek de verir. Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) mütevekkillerin sultanı, doğruluk ve kanaat madeni oldukları gibi ev halkı da ondan tevekkülü öğrenmişler, tatbik etmişler, yemek vaktinde sofrada ne varsa onu yiyip gerisini çok düşünmemişlerdir. Günümüzde bile hiçbir toplum diğer insanları bu kadar çok düşünmemektedir.

Ibn Abbas (radiyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) mübarek karnı boş ve aç olarak arka arkaya birkaç gece geçirdikleri olurdu. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi veselem) ve hanımları akşam yemeği sıkıntısına düşmezlerdi. Onların ekmeğinin çoğu arpa ekmeği idi.

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ailesi yerine göre su ve hurma ile iftar ederlerdi. Sahâbe-i Kirâm, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) bu sünnetine uyup iki üç gün yememeyi düşündüler. Ancak Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) arka arkaya sürekli oruç tutmayı yasakladılar. Ve buyurdular ki: “Rabbim beni yedirir içirir.Sizler bana benzemezsiniz.” Çünkü Hz. Peygamber’de (sallallahu aleyhi sellem) kudsî bir kuvvet vardı. Hiç dünya yemeği yemese olurdu. Bu
bulamadıklarından değil, Allah’a bağlanmalarınndandır. Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi veselem) ganimetten gelenleri bile fukaraya dağıtır, ertesi güne bırakmaz, isteyerek Allah’a muhtaç bulunur

Sehl b. Sa’d (radiyallahu anh] anlatıyor: Tabiînden bir kendisine şöyle sordu: “Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) kaç kez elenerek kepeği alınmış ekmek yedi mi?” O, “Efendimiz yüce olan Allah katına ulaşıncaya kadar böyle ekmek yemedi” der. O zaman siz elek kullanır mıydınız?” diye sorulunca, kendisi “Bizim eleğimiz yoktu” diye cevap verir. “Arpa ekmeğini nasıl yapardınız?” sorusuna da, “Unu üflerdik, kepekten uçan uçar, kalan kalırdı. Daha sonra hamur yapardık” diye cevap verir.

Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) elenmiş arpa ekmeğini yememesi, peygamberlikten sonra olmuştur. O zaman ince, nefis yemekler aranmaz beslenecek kadar bir şeyler yenip herkes işine gücüne devam ederdi. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) yemek için fazla vakit harcamazlar, yemeğin temiz ve herhalde helâlden olmasina, yemekten hasıl olan kuvveti hak yolunda sarf etmeğe çok dikkat ederlerdi.

Enes b. Málik (radıyallahu anh] anlatıyor: Allah’ın resûlü ayaklı sofra (iskerle) üzerinde yemek yememiştir. Ufak çanak ve tabaklarda da yemek yememiştir. Onun için has ekmek de yapılmamıştir. Ben (hadis râvisi Yunus) Katâde’ye “Yemeği ne üzerinde yerdiniz?” diye sordum.O, “Şu sofralarda” diyerek değirme meşin yaygıyı gösterdi.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir