Esmaül Hüsna Anlamları ve Tesbihleri


0
Esmaül Hüsna Anlamları ve Tesbihleri

Esmaül hüsna anlamları ve tesbihleri yazımıza hayırla geldiniz. En önemli konusunu ulühiyyetin oluşturduğu İslamiyet, Allah’ın isim ve sıfatlarına ayrı bir önem vermiş, tevhit inancının açık bir şekilde anlaşılabilmesi için yaratanla yaratılmışların niteliklerinin vuzuha kavuşturulmasını fevkalade gerekli görmüştür. Zatı ilahiyyenin bilinmesi isimleri ve sıfatlarıyla mümkün olacağından Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın güzel isimlerinin bulunduğu, O’na bu isimlerle dua, niyaz ve ibadette bulunulması gerektiği, bu konuda doğru yoldan ayrılanlara itibar edilmesi lazım geldiği, ayrıca esmaül hüsnanın hangisiyle olursa olsun dua edilebileceği belirtilmiş ve son nazil olan sürelerden birinde de on altı kadar isim bir arada zikredilmiştir.5

Esmaül Hüsnaın tertibi konusunda örnek teşkil eden son Ayetler Allah’a nispet edilen bazı tenzihi ve sübûti sıfatları içerdiği gibi; isim, fiil ve terkip şeklindeki esmaya da yer vermektedir. Bu ayetlerden ilham alan birçok Âlim eski dönemlerden itibaren Kur’an’da bulunan isimleri doksan dokuz sayısına bağlı kalmadan araştırıp listeler düzenlemeyi denemişlerdir.

Esmaül hüsna sırları O’nun zatına nispet mana ve kavramlardan ibarettir. Bu kavramlar şekil itibariyle; isim, fiil veya zarf olabileceği gibi izafet veya başka yollarla oluşmuş bir terkip halinde de bulunabilir.

Sadece Esmaül hüsna için değil Kur’an-ı Kerim’in edebi üslubu gereği aynı kökten gelen veya ayrı köklerden olmakla birlikte eş anlamlar taşıyan isimler de az değildir.

Esmaül hüsna anlamları ve tesbihleri

Esmaül hüsna anlamları ve tesbihleri İslam’a mahsus ulühiyyet inancında ilim, kudret ve yatıcılık büyük bir yer tutar ve Kur’an ayetlerinin temel örgüsünü oluşturur. Bundan dolayı çeşitli kalıplarla Allah’a nispet edilen fiillerden birçok isim ve sıfat türetmek mümkündür. Konuyla ilgili çalışmalarda Kur’an-ı Kerim’den değişik sayılarda esmaül hüsna tespit edilmiştir. Abdülkadir el-Kureşi’nin Hattabi’den naklen Ebü Abdullah ez-Zübeyri’ye nisbet ettiği listede Kur’an’dan çıkarılan esmaül hüsna 313 olduğu ifade edilmekte ve bunlar alfabetik sıraya konularak verilmektedir,

En önemli konusunu ulühiyyetin oluşturduğu İslamiyet, Allah’ın isim ve sıfatlarına ayrı bir önem vermiş, tevhit inancının açık bir şekilde anlaşılabilmesi için yaratanla yaratılmışların niteliklerinin vuzuha kavuşturulmasını fevkalade gerekli görmüştür. Zatı ilahiyyenin bilinmesi isimleri ve sıfatlarıyla mümkün olacağından Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın güzel isimlerinin bulunduğu, O’na bu isimlerle dua, niyaz ve ibadette bulunulması gerektiği, bu konuda doğru yoldan ayrılanlara itibar edilmesi lazım geldiği, ayrıca esmaül hüsnanın hangisiyle olursa olsun dua edilebileceği belirtilmiş ve son nazil olan sürelerden birinde de on altı kadar isim bir arada zikredilmiştir.5

Esmaül Hüsnaın tertibi konusunda örnek teşkil eden son Ayetler Allah’a nispet edilen bazı tenzihi ve sübûti sıfatları içerdiği gibi; isim, fiil ve terkip şeklindeki esmaya da yer vermektedir. Bu ayetlerden ilham alan birçok Âlim eski dönemlerden itibaren Kur’an’da bulunan isimleri doksan dokuz sayısına bağlı kalmadan araştırıp listeler düzenlemeyi denemişlerdir.

Esmaül hüsna sırları O’nun zatına nispet mana ve kavramlardan ibarettir. Bu kavramlar şekil itibariyle; isim, fiil veya zarf olabileceği gibi izafet veya başka yollarla oluşmuş bir terkip halinde de bulunabilir.

Sadece Esmaül hüsna için değil Kur’an-ı Kerim’in edebi üslubu gereği aynı kökten gelen veya ayrı köklerden olmakla birlikte eş anlamlar taşıyan isimler de az değildir.

İslam’a mahsus ulühiyyet inancında ilim, kudret ve yatıcılık büyük bir yer tutar ve Kur’an ayetlerinin temel örgüsünü oluşturur. Bundan dolayı çeşitli kalıplarla Allah’a nispet edilen fiillerden birçok isim ve sıfat türetmek mümkündür. Konuyla ilgili çalışmalarda Kur’an-ı Kerim’den değişik sayılarda esmaül hüsna tespit edilmiştir. Abdülkadir el-Kureşi’nin Hattabi’den naklen Ebü Abdullah ez-Zübeyri’ye nisbet ettiği listede Kur’an’dan çıkarılan esmaül hüsna 313 olduğu ifade edilmekte ve bunlar alfabetik sıraya konularak verilmektedir,

Kuran-ı Kerim’in incelenmesi ve muhtelif hadis kaynaklarının taranması sonunda ilahi isim veya sıfat sayılan birçok kavramın ortaya çıktığı ve esmaül hüsna olarak toparlandığı görülmektedir. Ayrıca bunlara naslarda geçmediği halde kelam, tefsir ve tasavvuf literatüründe kullanılan, Müslüman milletlerin dil ve edebiyatlarında yer alan kelime ve terkipleri de eklemek gerekir.

Esmaül hüsna anlamları ve tesbihleri içerisinde özellikle tasavvuf literatüründe “hüve” (hû) zamirine büyük bir önem atfedilmiştir. Kuşeyri’nin, tasavvuf ehlince Allah’a yakınlığın en veciz ifadesi olarak kabul edildiğini belirttiği, İbnü’l-Arabi’nin “zikirlerin doruk noktası” diye değerlendirdiği hüve zamiri mabudun niteliklerini değil doğrudan doğruya başka bir deyişle bütün vasıflarını ihtiva eden lafza-i celâli simgeler.

Tasavvuf çevresinde hüvenin geniş ölçüde önem kazanmasında, lafza-i celâl kadar olmasa da cehri zikre el verişli olan söyleyiş kolaylığı ve ses vurgusunun da etkisi bulunabilir. Hüve, bir kısım esmaül hüsnanın yer aldığı Haşr suresinin son ayetlerinde6 yedi defa müstakil olarak iki defa da bitişik zamir şeklinde tekrar edilmiş, tevhit inancını veciz bir üslupla dile getiren suresinin başında ise sürenin içerdiği tenzihi sıfatların mevsufu olarak kullanılmıştır.

İslam’a mahsus ulühiyyet inancında ilim, kudret ve yatıcılık büyük bir yer tutar ve Kur’an ayetlerinin temel örgüsünü oluşturur. Bundan dolayı çeşitli kalıplarla Allah’a nispet edilen fiillerden birçok isim ve sıfat türetmek mümkündür. Konuyla ilgili çalışmalarda Kur’an-ı Kerim’den değişik sayılarda esmaül hüsna tespit edilmiştir. Abdülkadir el-Kureşi’nin Hattabi’den naklen Ebü Abdullah ez-Zübeyri’ye nisbet ettiği listede Kur’an’dan çıkarılan esmaül hüsna 313 olduğu ifade edilmekte ve bunlar alfabetik sıraya konularak verilmektedir,

Esmaül hüsna anlamları ve tesbihleri olarak Kuran-ı Kerim’in incelenmesi ve muhtelif hadis kaynaklarının taranması sonunda ilahi isim veya sıfat sayılan birçok kavramın ortaya çıktığı ve esmaül hüsna olarak toparlandığı görülmektedir. Ayrıca bunlara naslarda geçmediği halde kelam, tefsir ve tasavvuf literatüründe kullanılan, Müslüman milletlerin dil ve edebiyatlarında yer alan kelime ve terkipleri de eklemek gerekir.

Özellikle tasavvuf literatüründe “hüve” (hû) zamirine büyük bir önem atfedilmiştir. Kuşeyri’nin, tasavvuf ehlince Allah’a yakınlığın en veciz ifadesi olarak kabul edildiğini belirttiği, İbnü’l-Arabi’nin “zikirlerin doruk noktası” diye değerlendirdiği hüve zamiri mabudun niteliklerini değil doğrudan doğruya başka bir deyişle bütün vasıflarını ihtiva eden lafza-i celâli simgeler.

Tasavvuf çevresinde hüvenin geniş ölçüde önem kazanmasında, lafza-i celâl kadar olmasa da cehri zikre el verişli olan söyleyiş kolaylığı ve ses vurgusunun da etkisi bulunabilir. Hüve, bir kısım esmaül hüsnanın yer aldığı Haşr suresinin son ayetlerinde6 yedi defa müstakil olarak iki defa da bitişik zamir şeklinde tekrar edilmiş, tevhit inancını veciz bir üslupla dile getiren suresinin başında ise sürenin içerdiği tenzihi sıfatların mevsufu olarak kullanılmıştır.

Esmaül hüsna anlamları ve tesbihleri  adlı yazımızın sonuna geldik inşallah. Esmaül hüsna hakkındaki bütün bilgileri aşağıdaki yazıdan öğrenebilirsiniz.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+
+ +
0
+

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir