Dünyayı Kalpten Atmak
Bir genç, Zünnûn-i Mısrî hazretlerini ziyarete gelip onun müridleri arasına katıldı. Kendisine miras kalmış 100.000 dinarı da dergâh hizmetleri için vakfetti. Müridin bağışladığı altınlar fakirlere dağıtıldı. Elinde bir şey kalmadı.
Ama bir gün, “Keşke altının tamamını vermeseydim” dedi. Bu söz şeyhin kulağına gitti. Anladı ki müridin gözünde hâlâ dünyalık hevesler vardır. Ona 3 dinar verip, “Evladım falan aktara git, filan ottan 3 dirhem al” dedi. Söyleneni getirince de, “Bunları ez, yağa batır, hamur haline getir, üç boncuk yap ve ipe diz” dedi.
Bunlar yapıldıktan şeyh o üç boncuğa nazar etti. Hamur boncuklar üç yakut haline geldi. Şeyh, “Bunları kuyumcuya götür, değerini öğren” dedi. Kuyumcu her birine 100.000 altın değer biçti. Sonra şeyh müride, “Bunları ez, suya at gitsin” deyip şunları söyledi: “Evladım! Bu gördüğün dervişler, bir lokma ekmeğe muhtaç olduklarından, parasızlıktan fukara olmadılar. Onlar dünya eşyasını kalplerinden söküp attılar. Yoksa gördüğün gibi Allah Teâlâ, baharatı yakuta çevirmeye kadirdir.”
Semerkand Takvimi

🔥5 Defa Okundu

Bâhiš Muhammed

Araştırmacı Yazar. 3 hizmet vermektedir. 1 - Web Site Tasarımı 2 - Makale Yazarlığı 3 - SEO Hizmeti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir