Doğru İnanç, Güzel Son
Hiç kimse Allah Teâlâ’ya karşı yükümlü olduğu ibadetlerden ve itaatten muaf olamaz. Örneğin bir kimse, “Allah Teâlâ namaz ve oruç sorumluluğunu benden aldı. Yapmak zorunda değilim” diyemez. Böyle derse yalan söylemiş, fitne çıkarmış olur. Bir kimsenin kesin delillerle haram olduğu bilinen bir şeye helâl demesi veya helâl olan yahut farz olan bir şeyi de inkâr etmesi küfür olur. Ayrıca Allah Teâlâ’dan ümidini kesmek veya zarar görmeyeceğini düşünüp günahlarından dolayı korkmamak da olmaz. İnsan korku ve ümit arasında olan bir tavırla hareket etmelidir.
Allah Teâlâ küfür ve şirk haricindeki her günahı affeder. Fakat kul hakkını hak sahibi razı olunca affeder. Nitekim iyi amellerde bulunan ve günahkâr olup tövbe eden müslümanlar, yaptıkları amellerle değil ancak Cenâb-ı Hakk’ın fazileti ve merhametiyle cennete giderler. Tövbe etmeden ölen günahkârlara gelince, yüce Allah dilerse affeder dilerse cezalandırır. Bu yüzden müslüman olarak ölen kimselerin ardından dua etmek, onlar için hayırlar ve Kur’an tilavetleri de yapmak gerekir. Bu onların ahiretine fayda verir.
Semerkand Takvimi

🔥8 Defa Okundu

Bâhiš Muhammed

Araştırmacı Yazar. 3 hizmet vermektedir. 1 - Web Site Tasarımı 2 - Makale Yazarlığı 3 - SEO Hizmeti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir